Biny─▒l─▒n Sonu: 28 ┼×ubat (S├╝reklilik ve Kopu┼č) Kitab─▒na verilen Rop├Ârtaj

...


Muharrem Balc─▒ 4 Aral─▒k 2011, ─░stanbul Konu┼čan: ─░sa Y─▒lmaz, Abdullah Arslan 1952 y─▒l─▒nda ─░stanbulÔÇÖda do─čan Muharrem Balc─▒, 1977 y─▒l─▒nda ─░stanbul ├ťniversitesi Hukuk Fak├╝ltesiÔÇÖni bitirmi┼čtir. Mezuniyetinden sonra ba┼člad─▒─č─▒ avukatl─▒k mesle─čine 30 y─▒l─▒ a┼čk─▒n s├╝redir devam etmektedir. ├çe┼čitli sivil toplum kurulu┼člar─▒nda g├Ârev alan Muharrem Balc─▒ 2010 y─▒l─▒nda ba┼člad─▒─č─▒ Ye┼čilay Cemiyeti Ba┼čkanl─▒─č─▒ÔÇÖna devam etmektedir. Serbest avukat olarak mesle─čini icra etmenin yan─▒nda hukuk├žu bir aktivist olarak ├že┼čitli vesilelerle ├že┼čitli etkinliklerde boy g├Âstermi┼č, ayn─▒ zamanda bir insan haklar─▒ savunucusu olmu┼čtur. Bu tavr─▒n─▒ 28 ┼×ubat s├╝recinde de devam ettirmi┼čtir. 14 y─▒ld─▒r Gen├ž Hukuk├žular Okuma GrubuÔÇÖna gerek maddi gerekse de manevi olarak destek verip, istikrarl─▒ bir ┼čekilde bu program─▒ devam ettirmi┼čtir. ÔÇś28 ┼×ubat, daha ├žok ekonomik bask─▒ yoluyla halk─▒n ve iktidar─▒n sindirildi─či bir darbe s├╝recidirÔÇÖ MUHARREM BALCI 28┼×ubatÔÇÖ─▒n zeminini olu┼čturan dinamikler ├╝zerinden bir tahlille r├Âportaj─▒m─▒za ba┼člayal─▒m. O s├╝recin i├žerisinde i├ž ve d─▒┼č dinamikler, s├╝reci nas─▒l etkiledi? Darbenin yerel bir boyutu oldu─ču kadar uluslararas─▒ bir boyutu da vard─▒ ve ekonomik manada bundan ciddi getiri sa─člayanlar vard─▒. 28 ┼×ubat sadece yerel bir hareket de─čildi. CumhuriyetÔÇÖi kurdu─čunu ve CumhuriyetÔÇÖin sahibi oldu─čunu d├╝┼č├╝nen, -ki bunlara anayasal kurumlar da d├óhil-, CumhuriyetÔÇÖten bu tarafa toplum ├╝zerinde toplum m├╝hendisli─či yapan ve her ┼čeyin sahibi olarak kendini g├Âren bir ├ževre bulunuyor. Bu ├ževrenin T├╝rkiyeÔÇÖdeki toplumsal hayat ├╝zerinde y─▒llardan bu tarafa baz─▒ yapt─▒r─▒mlar─▒, uygulamalar─▒ var. Di─čer taraftan sadece T├╝rkiyeÔÇÖde de─čil, b├╝t├╝n d├╝nyada ─░sl├ómla┼čmaya d├Ân├╝k bir ilgi var. T├╝rkiye de bu ├╝lkeler i├žerisinde ├Ânemli bir yer tutuyor. Uluslararas─▒ sermaye g├╝├žlerinin de T├╝rkiye ├╝zerinden hesaplar─▒n─▒ g├Âz ├Ân├╝nde tutarsak T├╝rkiyeÔÇÖnin o d├Ânemde gittik├že ─░sl├ómla┼čmas─▒ hesaplar─▒ bir anda de─či┼čtirdi. Sonu├žta T├╝rkiyeÔÇÖde bir 28 ┼×ubat s├╝reci ya┼čand─▒ ve bu s├╝re├ž nihayet bankalar operasyonuyla bir rivayete g├Âre 70 milyar, bir rivayete g├Âre 100 milyar liran─▒n d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kmas─▒na veya i├žeride belli ellerde toplanmas─▒na sebep oldu. 2001ÔÇÖde yap─▒lan bankalar operasyonuyla bu durum engellenmeye ├žal─▒┼č─▒ld─▒; fakat o an i├žin ba┼čar─▒l─▒ olunamad─▒. Daha sonraki d├Ânemde gelen AKP iktidar─▒ bu hesab─▒ g├Ârmeye ├žal─▒┼čt─▒, k─▒smen de g├Ârd├╝. Yani 28 ┼×ubatÔÇÖ─▒n sosyal 46 ÔÇó B─░NYILIN SONU ve toplumsal i├žerikli olmas─▒ yan─▒nda ayn─▒ zamanda da ekonomik bir y├Ân├╝ de vard─▒. Milletine komplo kurarak belli menfaatler elde etmek isteyenler sonu├žta o g├Ârece toplumsall─▒klar─▒n─▒ kendi bireyselliklerine evrilterek buradan menfaat temin ederler. ├ç├╝nk├╝ uzun m├╝ddet ya┼čayabilmeleri i├žin kendilerince ekonomik bir getiri de elde etmi┼č olmalar─▒ laz─▒m geldi─čine inan─▒rlar. Bu ki┼čiler menfaatlerinin ├Ân├╝n├╝ t─▒kayacak bir parti ba┼ča ge├žince de var olan durumu de─či┼čtirmeye y├Ânelik giri┼čimlerde bulundular... Evet, 28 ┼×ubat s├╝recinin taraftar─▒ olanlara g├Âre Refah PartisiÔÇÖnin iktidara gelmesi veya bir koalisyonun b├╝y├╝k partisi olmas─▒ se├žim sisteminin bir azizli─či olarak patlak vermi┼čti. Daha ├Ânce siyasi meselelerin konu┼čuldu─ču bir ortamda bahsetti─čim gibi d─▒┼č ve i├ž dinamikler bir araya gelerek bu sonucu de─či┼čtirmeye ├žal─▒┼čt─▒lar. Elbette ki iki partiden olu┼čan koalisyon buna ├Ânce prim vermedi. B├Âyle olunca da hem ekonomik, hem askeri, hem siyasi yoldan, hem de b├╝rokrasiyi s─▒k─▒┼čt─▒rarak bir 28 ┼×ubat s├╝reci olu┼čturdular. Bu s├╝reci do─čuran yol ├Ânemliydi. Benim MGK ve Demokrasi kitab─▒mda bir ÔÇśKriz Y├Ânetmeli─čiÔÇÖ konusu vard─▒r. 28 ┼×ubatÔÇÖ─▒n ilk sinyali, bu Kriz Y├Ânetmeli─či vas─▒tas─▒ylad─▒r. Kriz Y├Ânetmeli─či isimli bir y├Ânetmelik ├ž─▒kararak h├╝k├╗mete bunu imzalatt─▒lar. Bu Kriz Y├Ânetmeli─čiÔÇÖnde iktidar─▒n elini aya─č─▒n─▒ ba─člayacak veya iktidar ├╝zerinde, iktidar─▒n d─▒┼č ├ževresinde ba┼čka bir ├žember olu┼čturacak bir olu┼čum meydana getirdiler. Nitekim Bat─▒ ├çal─▒┼čma Grubu, daha sonras─▒nda Cumhuriyet ├çal─▒┼čma Grubu gibi ├žal─▒┼čma gruplar─▒ bu Kriz Y├Ânetmeli─čiÔÇÖnin bir eseridir. H├╝k├╗metin bunu alg─▒layabilme imk├ón─▒ olmad─▒ m─▒? H├╝k├╗met bunu ne derece alg─▒lad─▒ bilmiyoruz; fakat h├╝k├╗met Kriz Y├Ânetmeli─čiÔÇÖni 28 ┼×ubatÔÇÖtan bir sene ├Ânce imzalam─▒┼čt─▒. Biz o zaman bu durumun fark─▒na vard─▒k ve benim o zamanlar Selam gazetesiÔÇÖnde bir hafta s├╝reyle yay─▒mlanan bir makalem ├ž─▒kt─▒. Sonra o makalenin yeteri kadar anla┼č─▒lamad─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nerek, MGK ve Demokrasi: Hukuk, Ordu, Siyaset isimli bir kitap haz─▒rlad─▒k. O kitapta olay─▒n ├╝├ž boyutuna de─čindik; birincisi, anayasal kurum olarak MGKÔÇÖn─▒n, tavsiyeleri veya kararlar─▒ ile hukuki sonu├žlar MUHARREM BALCI ÔÇó 47 do─čuran bir kurum olmas─▒ndan ├Ât├╝r├╝ hukuki boyut. ─░kincisi, siyasete tavsiye veya emirde bulunma niteli─čiyle siyasi boyut; ve son olarak MGKÔÇÖn─▒n ordu mensuplar─▒n─▒n a─č─▒rl─▒kl─▒ olarak olu┼čturdu─ču bir kurum oldu─ču i├žin asker├« boyut. 28 ┼×ubat ordu-siyaset ili┼čkisi merkezli bi├žimde T├╝rkiyeÔÇÖnin g├╝ndemine oturdu. H├╝k├╗metin gerek koalisyon iktidar─▒ olmas─▒, gerekse koalisyonun ikinci kanad─▒n─▒n beyaz yakal─▒lara yak─▒n olanlardan olu┼čmas─▒, iktidar─▒n bir numaral─▒ partisi bak─▒m─▒ndan bir acemilik devresinin de ya┼čan─▒yor olmas─▒ gibi nedenler darbeye giden yolu kolayla┼čt─▒rm─▒┼č oldu. Tabii burada sadece h├╝k├╗meti su├žlamamak laz─▒m; ├ž├╝nk├╝ o g├╝ne kadar olu┼čmu┼č, b├╝t├╝n sivil ve asker├« b├╝rokrasiyi elinde tutan g├╝├ž iktidar─▒n etraf─▒n─▒ ku┼čatm─▒┼č, iktidar─▒ yaln─▒z b─▒rakm─▒┼č ve bir kaos d├Ânemi olu┼čturmu┼čtu. ├ť├ž ayl─▒k bir Mesut Y─▒lmaz h├╝k├╗meti d├Ânemi, arkas─▒ndan da se├žimlerle ├╝├žl├╝ koalisyonun gelmesi... Bizim gibi ├╝lkelerde ├╝├žl├╝ koalisyon intihar demektir. Evet, AvrupaÔÇÖda koalisyonlar ba┼čar─▒l─▒ olabiliyor; ama orada bir ortak ya┼čama, birarada ya┼čama k├╝lt├╝r├╝, en az─▒ndan ─░kinci D├╝nya Sava┼č─▒ÔÇÖndaki elli milyon insan─▒n ├Âl├╝m├╝nden sonraki tecr├╝be ├╝zerine bina edildi─či i├žin y├╝r├╝yebiliyor. Fakat biz b├Âyle bir tecr├╝beyi ya┼čamad─▒k. Dolay─▒s─▒yla bizde koalisyonlar y├╝r├╝m├╝yor. E─čer olursa da 28 ┼×ubatÔÇÖ─▒ yapan g├╝├žlerin ├╝├žl├╝ koalisyondan yararlanarak elde ettikleri ekonomik kazan─▒mlar ortaya ├ž─▒k─▒yor. Sonu├ž olarak T├╝rkiye o d├Ânemde ├žok kan kaybetti. Bir de bu durumun ma─čdurlar─▒ ortaya ├ž─▒kt─▒. O d├Ânemin ma─čdurlar─▒ s─▒radan insanlar, sokaktaki vatanda┼č oldu. ├çocuklar─▒n─▒ ─░mam Hatip Okullar─▒ÔÇÖnda okutmak isteyen, e─čitimin sekiz y─▒la ├ž─▒kar─▒lmas─▒n─▒ istemeyen insanlar, aileler... Bir de ekonomide kendilerine alan a├žmak isteyen, s─▒n─▒rl─▒ olarak payla┼č─▒lm─▒┼č alanlarda kast sistemi olu┼čturan ─░stanbul d├╝kal─▒─č─▒na kar┼č─▒ ger├žekten ba┼čar─▒l─▒ ├žal─▒┼čmalar yaparak ekonomik veriler ├╝reten kesim oldu. Anadolu Kaplanlar─▒ diye ifade etti─čimiz kesimdir bunlar. Bunlar─▒n t├╝m├╝ ÔÇśirticac─▒ÔÇÖ olarak listelerde yer ald─▒ o d├Ânem. Bir psikolojik harek├ót y├╝r├╝t├╝ld├╝. Dolay─▒s─▒yla b├╝t├╝n bir halk kitlesi 28 ┼×ubatÔÇÖ─▒n ma─čduru oldu, ezildi, ezilmeye ├žal─▒┼č─▒ld─▒, iradesinin ├╝zerine ├ž├Âk├╝ld├╝. Sava┼č, hasm─▒n─▒n iradesini yok etmek sonucuna matuftur. Sava┼č─▒n ana gayesi budur. Bunu bir sava┼č olarak y├╝r├╝tt├╝ 48 ÔÇó B─░NYILIN SONU darbeciler ve bu sava┼čta ger├žekten de 70 milyonluk bir ├╝lkenin iradesine ipotek koymaya ├žal─▒┼čt─▒lar. B├╝y├╝k oranda da ba┼čar─▒l─▒ oldular. Ancak d├╝nyada halk─▒na galip gelmi┼č bir ordu ├Ârne─či yoktur. Dolay─▒s─▒yla halk bir m├╝ddet sonra kendi i├žerisinden daha farkl─▒ akt├Ârleri ├ž─▒kard─▒ ve sonu├žta bug├╝n geldi─čimiz noktada o anayasal kurumlar ┼ču an yarg─▒ kar┼č─▒s─▒nda hesap veriyor. Bunu s├Âylerken tabii ┼čunu da kastetmiyorum: bug├╝n gelinen noktan─▒n tamam─▒ i├ž dinamiklerle alakal─▒d─▒r veya tamamen i├ž dinamikler bu sonucu ├╝retti demiyorum. ├ç├╝nk├╝ T├╝rkiye gibi d├╝nyan─▒n en kritik b├Âlgesinde, Orta Do─čuÔÇÖda ve ├╝stelik yer yer ├ževresindeki veya ayn─▒ inan├žta oldu─ču halklar─▒n nezdinde ÔÇśa─čabeyÔÇÖ veya ÔÇśrol modelÔÇÖ olarak g├Âsterilmeye ├žal─▒┼č─▒lan bir ├╝lkede meydana gelen ├Ânemli olaylar sadece tesad├╝flere veya i├ž dinamiklere ba─članarak izah edilemez. Dolay─▒s─▒yla d─▒┼č dinamiklerin burada ger├žekten ├žok b├╝y├╝k rol├╝ vard─▒r. Birinci D├╝nya Sava┼č─▒ÔÇÖnda, ─░kinci D├╝nya Sava┼č─▒ÔÇÖnda, Cumhuriyet d├Âneminde, 1945ÔÇÖlerden sonraki d├Ânemde ve nihayet 60 ─░htilali, 80 ─░htilali ve 97ÔÇÖde 28 ┼×ubat Postmodern DarbesiÔÇÖnde ger├žekle┼čenlerin hi├žbirini sadece i├ž dinamiklerle a├ž─▒klamak m├╝mk├╝n de─čildir. ┼×unu g├Ârmek laz─▒m: sosyal bir olay─▒ de─čerlendirirken, failini ve ma─čdurunu tespit ederken o olay─▒n sonucuna bakmak laz─▒m. 28 ┼×ubat kimin i┼čine yarad─▒? 28 ┼×ubat askerlere, pa┼čalara, bu sistemden maddi anlamda ├žok b├╝y├╝k oranda nemalananlara yarad─▒. Ayr─▒ca toplum m├╝hendisliklerinin sergilendi─či ├Ânemli bir pratik oldu bu darbe. Kim zarar g├Ârd├╝ peki? Katsay─▒ nedeniyle ├╝niversitelere giremeyenler, Meslek Liseleri, ─░mam Hatip Liseleri, Anadolu sermayesi zarar g├Ârd├╝ ve bir de halk─▒n i├žinden ├ž─▒km─▒┼č fikir insanlar... B├Âyle olunca, bir m├╝ddet sonra bir┼čey ├╝retemeyen ayd─▒nlar kesimi olu┼čtu. Bu ink─▒ta d├Ânemleri, bu kesinti d├Ânemleri bir milletin tarihinde ├žok ├Ânemli yer tutar. Kald─▒ ki b├╝t├╝n bir tarihimiz b├Âyle ink─▒ta d├Ânemlerini bar─▒nd─▒r─▒yor. Tanzimat Ferman─▒ÔÇÖndan bu yana 31 Mart VakÔÇÖas─▒, Bab-─▒ ├éli Bask─▒n─▒ ve benzeri ihtilalvari i┼čler, CumhuriyetÔÇÖin kurulu┼čunda ya┼čananlar, 60 ─░htilali, 80 ─░htilali, 71 Muht─▒ras─▒, 28 ┼×ubat... Bunlar─▒n hepsi bu ├╝lkenin kalk─▒nmas─▒n─▒n veya kendini ortaya koymas─▒n─▒n engelleri olarak g├Âr├╝ld├╝─č├╝nde, bunlar─▒n sadece i├ž dinamiklerle olu┼čtu─čunu s├Âylemek m├╝mk├╝n de─čil. Dolay─▒s─▒yla 28 ┼×ubat i├ž ve d─▒┼č dinamiklerin iradelerinin ├Ârt├╝┼čmesiyle bir prati─če MUHARREM BALCI ÔÇó 49 d├Ân├╝┼čmesidir. Bu ├Ârt├╝┼čme oldu─ču i├žin prati─če d├Ânm├╝┼čt├╝r. Mehmet Akif Ayd─▒n HocaÔÇÖyla ba┼č├Ârt├╝s├╝ ile ilgili bir sohbetimizde ┼čunu s├Âylemi┼čti: ÔÇśBa┼č├Ârt├╝s├╝ yasa─č─▒ tamamen i├ž dinamiklerle alakal─▒ gibi g├Âr├╝n├╝r T├╝rkiyeÔÇÖde. Ancak ben AvrupaÔÇÖda k├╝t├╝phanelerde T├╝rkiyeÔÇÖdeki ba┼č├Ârt├╝s├╝ yasa─č─▒yla ilgili 28 ┼×ubat ├Âncesinde bir├žok kitap g├Ârd├╝─č├╝m├╝, bakt─▒─č─▒m─▒ hat─▒rl─▒yorumÔÇÖ. Yani ba┼č├Ârt├╝s├╝ sorunu daha ├Ânce d─▒┼čar─▒da konu┼čulmu┼č ve bir ┼čekilde de buraya enjekte edilmi┼č bir problemdir. Enjekte edilirken de bizdekilerle AvrupaÔÇÖdaki g├╝├žlerin menfaatleri uyu┼čmu┼č demek ki. Ergenekon belgeleri a├ž─▒kland─▒k├ža g├Âr├╝yoruz ki 28 ┼×ubat bir Ergenekon ├╝r├╝n├╝d├╝r. ErgenekonÔÇÖun ne kadar d─▒┼ča ba─č─▒ml─▒ oldu─ču da bug├╝n yap─▒lan ara┼čt─▒rmalarda ve sorgulamalarda net olarak g├Âr├╝l├╝yor. 28 ┼×ubat ve ├Âncesinde ger├žekle┼čen di─čer darbeleri d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m├╝zde bunlar─▒n y├Ântemsel bir├žok ortak yanlar─▒ var. Ancak 28 ┼×ubatÔÇÖta sanki daha farkl─▒ bir operasyon denendi. Ad─▒ ├╝zerinde ÔÇśpostmodernÔÇÖ bir darbe. Bu son darbeden etkilenen kesim de daha ├žok M├╝sl├╝manlar oldu. 28 ┼×ubatÔÇÖ─▒ di─čer darbelerden farkl─▒ k─▒lan can al─▒c─▒ noktalar nelerdi? ┼×imdi daha ├Ânce yap─▒lan darbelere bakal─▒m. Mesela 71 Muht─▒ras─▒ silahl─▒ bir darbe gibi g├Âr├╝nm├╝yor; yani 80 ve 60 ─░htilalleri gibi de─čil, ama postmodern bir darbe de de─čil. S─▒k─▒y├Ânetim ilan─▒ var o d├Ânem, bir muht─▒ra veriliyor ve s─▒k─▒y├Ânetimde ordu her ┼čeye el koyuyor, dolay─▒s─▒yla iktidar─▒ da istifa ettiriyor. Bu silahs─▒z gibi g├Âr├╝nen, silah─▒n kullan─▒lmad─▒─č─▒ ama silahl─▒ g├╝c├╝yle yap─▒lan bir darbedir. 80 Darbesi tam anlam─▒yla silahl─▒ bir darbedir, 60 Darbesi de ├Âyledir. Fakat 80 ─░htilali bize ┼čunu g├Âsterdi: ne kadar darbe yaparsan─▒z yap─▒n bir iki sene i├žerisinde se├žime gitmek zorundas─▒n─▒z ve eninde sonunda iktidar─▒ ger├žek sahibine teslim edeceksiniz. ─░ktidar─▒n ger├žek sahibi kim: Halk; yani ihtilalin hedefi olan halk. Kendileriyse CumhuriyetÔÇÖi kuran iradenin devamc─▒lar─▒; ama o irade kendi halk─▒yla b├╝t├╝nle┼čmedi─či i├žin az─▒nl─▒kta kalm─▒┼č bir irade. Ne var ki ekonomik ve silahl─▒ g├╝├ž bu iradenin elinde. Buna dayanarak silahl─▒ bir ihtilalle her ┼čeyi halledeceklerini sand─▒lar; ama 80 ─░htilaliÔÇÖnden sonra, daha 83 se├žimlerinde ├ľzal iktidara geldi. ├ľzal bir K├╝rtÔÇÖt├╝r, dindar bir M├╝sl├╝manÔÇÖd─▒r. Dolay─▒s─▒yla o d├╝┼č├╝nd├╝kleri kurucu iktidar modeli ├╝├ž sene i├žinde bozulmu┼čtur. 80 ─░htilaliÔÇÖnin 50 ÔÇó B─░NYILIN SONU kal─▒c─▒l─▒─č─▒ olan k─▒s─▒mlar─▒ sadece MGK, Anayasa Mahkemesi, Y├ľK gibi anayasal kurumlard─▒r. 28 ┼×ubat ise daha ├žok ekonomik bask─▒ yoluyla halk─▒n ve iktidar─▒n sindirilmesi planlanan bir darbe s├╝recidir. Bu y├╝zden darbecilerin kendi tan─▒mlamalar─▒yla 28 ┼×ubat, irticai sermayeyi hedef alan bir s├╝re├žtir. Darbeden nemalananlar bir sermaye kesimi olu┼čturarak bankalar─▒n i├žini bo┼čaltt─▒lar ve sermayenin b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒n─▒ kendileri ald─▒lar, bir k─▒sm─▒n─▒ da yurtd─▒┼č─▒ndaki partnerlerine ta┼č─▒d─▒lar. Silah kullan─▒lmayan bir darbe oldu 28 ┼×ubat. D├╝nya konjonkt├╝r├╝ de art─▒k silahl─▒ bir m├╝dahaleyle darbe ger├žekle┼čtirmeye m├╝sait de─čil; art─▒k silahl─▒ darbeler d├Ânemi kapanm─▒┼čt─▒r. AvrupaÔÇÖn─▒n kap─▒s─▒ndas─▒n, Avrupa Birli─čiÔÇÖne girmek istiyorsun, bir k├╝resel ba─člant─▒n var ve h├ól├ó silahl─▒ darbe yapacaks─▒n; bu olacak ┼čey de─čil. O y├╝zden, daha ├žok ekonomik ve sosyal i├žerikli bir darbe oldu─ču i├žin buna ÔÇśpostmodern darbeÔÇÖ dendi ve bu darbe ba┼čar─▒l─▒ da oldu. Bak─▒n, aradan 15 y─▒l ge├žti, onbe┼č y─▒ld─▒r h├ól├ó darbenin kal─▒nt─▒lar─▒n─▒ silemiyoruz. O tarihten bu g├╝ne do─čru d├╝r├╝st hukuki d├╝zenlemeleri yapamad─▒k hen├╝z; Anayasam─▒z─▒ de─či┼čtiremedik, oysa 28 ┼×ubat s├╝recine anayasal kurumlar su ta┼č─▒m─▒┼čt─▒, 28 ┼×ubatÔÇÖ─▒n bitini kanland─▒rm─▒┼čt─▒. Bu s├╝re├žteki hukuksuzluklar a┼čik├ór. Peki, T├╝rkiyeÔÇÖdeki hukuk camias─▒ bu hukuksuzluklara kar┼č─▒ nas─▒l bir reaksiyon g├Âsterdi? Hukuk├žular esasl─▒ bir tepki vermedi. ├ľrne─čin ben 98ÔÇÖde MGK ve Demokrasi adl─▒ kitab─▒ yazd─▒m. Ancak ne o g├╝n├╝n ├Âncesinde ne sonras─▒nda MGKÔÇÖyla alakal─▒ di┼če dokunur bir ┼čey yaz─▒lmad─▒. Asker-millet ili┼čkileriyle ilgili daha ├Ânce yaz─▒lm─▒┼č eserler vard─▒; ama bunun d─▒┼č─▒nda pek fazla bir ┼čey yaz─▒l─▒p ├žizilmedi. Ben M├╝sl├╝man camia i├žerisinde ya┼čayan bir avukat─▒m ve M├╝sl├╝man camian─▒n hukuk├žular─▒ aras─▒nday─▒m. Bu hukuk├žular i├žerisinde ├žok az bir kesim 28 ┼×ubatÔÇÖla ilgilendi. Di─čer taraftansa 28 ┼×ubat s├╝reci bir├žok hukuk├žuyu icramati─če d├Ân├╝┼čt├╝rd├╝. Yani hukuk d├╝┼č├╝nen insanlar olmaktan ziyade, hukuk pratisyenli─čine d├Ân├╝┼čt├╝ bu ki┼čiler. Elbette zor bir s├╝re├žti, herkesin kald─▒rabilece─či bir s├╝re├ž de─čildi ve h├ól├ó hukuk camias─▒ ne 28 ┼×ubatÔÇÖa ili┼čkin, ne onun sonu├žlar─▒na MUHARREM BALCI ÔÇó 51 ili┼čkin, ne de hukuk ├╝retimine ili┼čkin bir ┼čey ortaya koymuyor. B├Âl├╝k p├Âr├ž├╝k, eklektik baz─▒ ┼čeyler vard─▒r mutlaka; ama bu s├╝reci de─čerlendiren veya bu s├╝reci tersine ├ževirecek bir hukuk bilinci olu┼čturan eserler, paneller, sempozyumlar ortaya ├ž─▒kmad─▒. Bu i┼čleri baz─▒ dergi ve gazetelere havale etti insanlar. Hukuk├žular─▒n bir k─▒sm─▒ da senede bir kere 28 ┼×ubat g├╝nlerinde konu┼čma yapt─▒lar. Neticede hukuk├žular bu s├╝reci de─čerlendiremediler. Sol veya Kemalist tarafsa buradan kendine pay ├ž─▒kard─▒. Sonu├žta onlar da bu milletin d├╝┼č├╝ncelerini, inanc─▒n─▒, prati─čini ya┼čayamayan insanlard─▒. D├╝┼č├╝nsel olarak d─▒┼čar─▒dan beslenen insanlard─▒, ideolojik olarak farkl─▒ ideolojilerden insanlard─▒. 28 ┼×ubatÔÇÖtan onlar yararland─▒lar ve h├ól├ó 28 ┼×ubatÔÇÖ─▒n k─▒r─▒nt─▒lar─▒yla meslek odalar─▒nda durabiliyorlar. Oralar─▒ h├ól├ó i┼čgal edebiliyorlar. Bu tip kurulu┼člarda ideolojik formasyon i┼č g├Âr├╝yor. Bu insanlar─▒n kar┼č─▒s─▒ndaki rakipler herhangi bir ideolojik formasyona sahip olmad─▒─č─▒ndan onlar da orada durabiliyorlar. Onlar─▒ bulunduklar─▒ konumda rahats─▒z edecek bir m├╝cadele ortam─▒ da yok. Yani bir m├╝cadele yok ├ž├╝nk├╝ belli bir ideolojiye sahip olanla ideolojisi olmayan insanlar aras─▒ndaki s├╝rt├╝┼čmeye m├╝cadele denmez. M├╝cadele olmas─▒ i├žin ideolojik yap─▒lar─▒n kar┼č─▒s─▒nda yine ideolojik yap─▒lar olmas─▒ laz─▒m. Buradaki ideolojik yap─▒dan kast─▒m kapitalizm, liberalizm, sosyalizm, kom├╝nizm anlam─▒nda de─čil. O insanlar─▒n kar┼č─▒s─▒na hayat─▒ ve k├óinat─▒ izah eden bir d├╝┼č├╝nceyle ├ž─▒kmak laz─▒m. ─░sl├ómc─▒l─▒─č─▒ bir kenarda b─▒rak─▒yorum, muhafazak├órl─▒k dedi─čimiz M├╝sl├╝man camian─▒n cemaat├žilikle veya demokratl─▒kla ortaya koymaya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒ d├╝┼č├╝nce, o ideolojik formatl─▒ d├╝┼č├╝ncelerin kar┼č─▒s─▒nda herhangi bir s├Âylem olu┼čturabilmi┼č de─čil; b├Âyle giderse olu┼čturabilmeleri de m├╝mk├╝n de─čil. Hukuk├žular─▒n reaksiyonlar─▒ndan bahsederken Anayasa Mahkemesi ├╝yeleri, h├ókimler, savc─▒lar ├╝zerinde de dural─▒m. ├ço─ču h├ókim ve savc─▒lar─▒n brifingler alarak hukuksuzluklara alet olduklar─▒n─▒ g├Ârd├╝k o d├Ânem. Ayn─▒ zamanda da kendini bask─▒ alt─▒nda hissedip darbeci zihniyetin istedi─či do─črultuda kararlar verenler de olmu┼č olabilir. O d├Ânem bu zihniyetin kar┼č─▒s─▒ndaki hukuk├žular kendi ├╝zerlerinde somut bir bask─▒ hissediyorlar m─▒yd─▒; do─črular─▒ yazmaya, dillendirmeye korkuyorlar m─▒yd─▒? 52 ÔÇó B─░NYILIN SONU ├ľncelikle ┼čunu s├Âyleyeyim: ben hukuk fak├╝ltelerini bitirenleri veya hukuk mesle─čini icra edenlerin hepsini hukuk├žu olarak g├Ârm├╝yorum. ─░yi bir hukuk teknisyeni olabilirler, uygulamac─▒s─▒ olabilirler; ama hukuk├žu demek, hukuku ├╝reten demektir. Hukuk hakk─▒n ├žo─čuludur. Yani hakk─▒ ifade edecek, hakk─▒n muhataplar─▒ nezdinde onun izd├╝┼č├╝mlerini g├Ârebilecek, g├Âsterebilecek, uygulamaya koyabilecek bir d├╝┼č├╝nceden bahsediyoruz hukuk├žu derken. O d├Ânem insanlar askerlerden brifing almaya ko┼ča ko┼ča gittilerse bunlar─▒n hukuk├žulu─čundan bahsedilemez. Yani in┼čaat teknisyeniyle o brifinge gidenlerin hukuk├žulu─ču aras─▒nda hi├žbir fark yoktur. ├ç├╝nk├╝ o brifinglere ba┼čka sekt├Ârlerden insanlar da ko┼čarak gittiler; dolay─▒s─▒yla o insanlarla hukuk├žu diye tabir edilen h├ókimler aras─▒nda bir fark g├Ârm├╝yorum ben. Burada brifinge kat─▒lanlar─▒n ┼čunu d├╝┼č├╝nmesi gerekiyordu: hukukla ilgili bir konu bizim ba┼čkas─▒ndan brifing almam─▒z gereken bir konu de─čil. Bu ┼čuna benzer: baz─▒ h├ókimler hukuki ihtilaf─▒ bilirki┼čiye g├Ânderirler. Senin burada varl─▒k sebebin ne peki? Sen hukuki ihtilaf─▒ ├ž├Âzmek ├╝zere g├Ârevlendirilmi┼č h├ókimsin. Farkl─▒ bir alanda bilirki┼čilik gerektiriyorsa teknik anlamda bunu verebilirsin; ama bir hukuki ihtilaf─▒ bilirki┼čiye g├Ânderen h├ókim o alandaki hukuku bilmiyor demektir. Burada da sonu├žta hukuki sonu├ž do─čuran olaylar─▒n brifingi veriliyor ve nihayetinde kendileri orada brifingi dinledikten sonra y├Ânlendirilmi┼č olarak oradan ├ž─▒k─▒yorlar. Bilgilendirme y├Ânlendirmeye matuftur. Brifinge ba┼člamadan 10. Y─▒l Mar┼č─▒ s├Âyleniyor. 10. Y─▒l Mar┼č─▒ sadece bir mar┼č de─čil ki; bu mar┼č asker s─▒n─▒f─▒n─▒n di─čer b├╝t├╝n s─▒n─▒flar ├╝zerinde bir nevi ├╝st├╝nl├╝─č├╝n├╝, tahakk├╝m├╝n├╝ veya efendili─čini, birinci derecede olu┼čunu ifade eden bir mar┼čt─▒r. Yoksa sadece T├╝rkiyeÔÇÖde ya┼čayan t├╝m insanlar─▒n bir mar┼č─▒ de─čil bu; bir s─▒n─▒f─▒n mar┼č─▒. Biz bu durumu ├žok ele┼čtirdik. ├ľrne─čin Sivas davas─▒ Yarg─▒tayÔÇÖdan bozulup d├Ând├╝─č├╝nde hemen ilk duru┼čmada biz bir deklarasyon haz─▒rlam─▒┼čt─▒k; o deklarasyonu da duru┼čmada h├ókime ben okudum. Orada bu kararda imzas─▒ olan Yarg─▒tay ├╝yelerinin askerden, ordudan brifing alm─▒┼č olmalar─▒ nedeniyle bu adamlar─▒n hukuk├žulu─čundan ve h├ókimli─činden bahsedilemeyece─činden bahisle duru┼čmalara kat─▒lmama karar─▒ ald─▒k ve Yarg─▒tayÔÇÖ─▒n o karar─▒n─▒ kendi nezdimizde bir nevi yok sayd─▒k, hukuk d─▒┼č─▒ olarak sayd─▒k ve MUHARREM BALCI ÔÇó 53 brifinglere gidenleri de hukuk d─▒┼č─▒ insanlar olarak ilan ettik, b├Âyle bir tav─▒r ortaya koyduk. Peki ÔÇś├ça─čr─▒ Avukatlar GrubuÔÇÖ olarak 28 ┼×ubat s├╝recinde nas─▒l m├╝cadeleler verdiniz, ne zorluklar ya┼čad─▒n─▒z? Olaylara kar┼č─▒ tepkileriniz nas─▒ld─▒? Biz o noktada ├žok zorluk ya┼čamad─▒k; ben ├žok rahat bir ├žal─▒┼čma ortam─▒ sergiledim. ┼×unun i├žin zorluk olmad─▒ diyorum: ben y─▒llard─▒r hep gen├ž hukuk├žularla ├žal─▒┼čma yapt─▒─č─▒m i├žin orada canl─▒ ve gen├ž bir ekibimiz vard─▒; her yapt─▒─č─▒m─▒z davran─▒┼č veya y├Ântem orijinaldi, daha ├Ânce yap─▒lmam─▒┼č ┼čeyleri yapt─▒k. Bu, olgun birikimin gen├ž enerjiyle b├╝t├╝nle┼čmesi anlam─▒nda bir ├žal─▒┼čmayd─▒. Burada bir zorluk olmad─▒. Sorun ┼čurada oldu: M├╝sl├╝man camian─▒n avukatlar─▒ 28 ┼×ubatÔÇÖ─▒n etkisiyle sand─▒─ča gelmediler. Gelenlerin ├Ânemli bir k─▒sm─▒ veya cemaatlerin i├žinde ├Ânemli bir kesim kar┼č─▒m─▒zda olan iki ├ža─čda┼č gruba oy verdiler ve bunu da deklare ederek yapt─▒lar. Hatta gen├ž bir arkada┼č─▒m─▒z orada kar┼č─▒ tarafa oy verece─čini ilan eden birisiyle tart─▒┼č─▒rken o ki┼či ┼čunu s├Âylemi┼čti: ÔÇśyeni 28 ┼×ubatÔÇÖlar istemiyoruzÔÇÖ. Yani bize destek verirlerse yeniden 28 ┼×ubatÔÇÖlar olurmu┼č. B├Âyle bir zihin kirlenmesi, b├Âyle bir zihin tasallutu bu insanlar─▒n ├╝zerinde net g├Âr├╝l├╝yordu. Dolay─▒s─▒yla 28 ┼×ubatÔÇÖ─▒n hukuk├žular ├╝zerinde, barodaki avukatlar ├╝zerindeki etkisini de orada g├Ârm├╝┼č olduk. Hukuk├žular Derne─čiÔÇÖnden bahseder misiniz biraz? Bu dernek en geni┼č anlamda bir ├žat─▒ ├Ârg├╝tt├╝. Avukatlar─▒n i├žinde a─č─▒rl─▒kl─▒ olarak bulundu─ču, ama avukat olmayan hukuk├žular─▒n da oldu─ču bir dernekti. 1999ÔÇÖa kadar ger├žekten g├╝zel ├žal─▒┼čmalar yapt─▒k, ├Ânemli davalarda savunma avukatl─▒─č─▒ yapt─▒k. Fakat 99ÔÇÖlara geldi─čimizde, yani 28 ┼×ubat ger├žekle┼čtikten hemen sonra aram─▒zda bir tart─▒┼čma ya┼čand─▒. O tart─▒┼čmada dedim ki arkada┼člar─▒ma: ÔÇśburas─▒ bir meslek grubu derne─či mi olacak; yani avukatlar─▒n ihtiya├žlar─▒n─▒ kar┼č─▒layan, onlar─▒n sorunlar─▒n─▒ kar┼č─▒layan, konu┼čan, tart─▒┼čan ve kar┼č─▒layan bir yap─▒ m─▒ olacak; yoksa gen├ž hukuk├žular─▒yla, avukatlar─▒yla, stajyerleriyle bir hukuk ├╝retim merkezi mi olacak, hukuka katk─▒lar─▒n sa─članaca─č─▒ bir platform mu olacak?ÔÇÖ. Benim d─▒┼č─▒mdaki b├╝y├╝k bir ekseriyet, ÔÇśburas─▒ bir meslek kurulu┼ču olarak kals─▒nÔÇÖ 54 ÔÇó B─░NYILIN SONU dediler; yani avukatlar─▒n ihtiya├žlar─▒n─▒ kar┼č─▒layan bir dernek olarak kals─▒n. ÔÇśO zaman hay─▒rl─▒ olsun sizeÔÇÖ dedik ve biz oradan ayr─▒larak 1999ÔÇÖda Gen├ž Hukuk├žular Hukuk Okumalar─▒ GrubuÔÇÖnu kurduk; ve halen de ├žal─▒┼č─▒yor, hukuk ├╝retiyoruz. Hukuk├žular Derne─či de ┼ču an h├ól├ó avukatlar─▒n ihtiya├žlar─▒n─▒ kar┼č─▒lamaya ├žal─▒┼č─▒yor. Bu da gerekliydi, yani b├Âyle bir ortam da gerekliydi; fakat geldi─čimiz noktada bakt─▒─č─▒m─▒z zaman avukatlar─▒n da ihtiyac─▒n─▒ kar┼č─▒lamaktan pek uzak. Zaten avukatlar─▒n ihtiyac─▒n─▒ kar┼č─▒lamaya y├Ânelik bir Baro var. Belki o baro zorlanarak veya teklifler yap─▒larak istenilen ihtiya├žlar kar┼č─▒lanabilir. Barolar─▒n her ne kadar ideolojik karakteri a─č─▒r bassa da birtak─▒m ihtiya├žlar─▒ oradan kar┼č─▒latmak m├╝mk├╝n. Fakat hukuk ├╝retme nam─▒na bir ┼čey yap─▒lacaksa, o bir meslek dayan─▒┼čmas─▒ndan ziyade bir g├Ân├╝ll├╝ birliktelik; tarihe d├Ân├╝k, gelece─če d├Ân├╝k, di─čer uluslara d├Ân├╝k hukuk ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒n yap─▒ld─▒─č─▒ bir merkez olmas─▒ gerekiyordu. Dolay─▒s─▒yla 28 ┼×ubatÔÇÖ─▒n tesirlerini ben avukatlar ├╝zerinde bu ┼čekilde de bir kere daha g├Ârm├╝┼č oldum. Yani o a─č─▒r bask─▒ insanlar─▒ biraz daha icramatik olmaya d├Ân├╝┼čt├╝rd├╝. Tabii kolay de─čildir, herkesten ayn─▒ direnci beklemek gibi bir anlay─▒┼č─▒m─▒z yok. Siz 2004 y─▒l─▒ndaki baro se├žimlerinde aday oldunuz. Se├žimleri kazanan grupsa ÔÇś├ľnce ─░lke GrubuÔÇÖ ad─▒ndaki bir gruptu. O grubun a├ž─▒klad─▒─č─▒ bildiride, Atat├╝rk ilke ve devrimlerini sahiplenme, laiklik gibi vurgular var. Bu vurgular ayn─▒ zamanda 28 ┼×ubatÔÇÖta istismar edilen kavramlar. Barolar da bahsetti─činiz hukuk ├╝retim mekanizmalar─▒n─▒n d─▒┼č─▒nda kal─▒yorlar. ÔÇś├ľnce ─░lke GrubuÔÇÖ zaten belli bir ├žal─▒┼čma yap─▒yordu. ├ça─čda┼člar da kendi i├žlerinde bir ├žat─▒┼čma ya┼č─▒yordu, iki gruba b├Âl├╝nm├╝┼člerdi ve bizi o kadar fazla ├Ânemsemiyorlard─▒, ta ki 2004ÔÇÖe gelene kadar. 2004ÔÇÖte b├╝y├╝k bir g├╝r├╝lt├╝ yapt─▒─č─▒m─▒z i├žin bizi ├Ânemsediler. O se├žimlerde daha fazla oy alabilirdik. Ancak bizim cephemizin, yani ÔÇś├ça─čr─▒ Avukatlar GrubuÔÇÖna oy vermesini d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m├╝z cephenin b├╝y├╝k bir b├Âl├╝m├╝n├╝n 28 ┼×ubatÔÇÖta iradesi fel├ž edilmi┼čti. Neden iradesi fel├ž edilmi┼čti? ├ç├╝nk├╝ onlar cemaatsel anlamda ├žal─▒┼čma yapan gruplard─▒; hukuk ├žal─▒┼čmalar─▒ yapan gruplar de─čildi ve alan ├žal─▒┼čmas─▒ yapm─▒yorlard─▒. H├ól├ó daha T├╝rkiyeÔÇÖde hukuk├žular alan ├žal─▒┼čmas─▒ yapm─▒yorlar. Yani salt hukuka d├Ân├╝k, hukuk ├╝retimine d├Ân├╝k bir MUHARREM BALCI ÔÇó 55 ├žal─▒┼čma yapm─▒yorlar. ─░stanbul BarosuÔÇÖna, Ankara BarosuÔÇÖna bak─▒n, ideolojik bir ├žer├ževede siyasi ├žal─▒┼čma yap─▒yorlar, hukuk ├žal─▒┼čmas─▒ yapm─▒yorlar. Sa─č cenahta veya M├╝sl├╝man cenahtaysa hukuk├žular siyasi partilerde yap─▒yorlar bu ├žal─▒┼čmalar─▒; ama bunlar─▒n hi├žbiri hukuk ├žal─▒┼čmas─▒ de─čil. Tamamen kendi geleceklerine ili┼čkin bir ├žal─▒┼čma yap─▒yorlar. ├ľb├╝r tarafta cemaatler ve mensuplar─▒ var. Onlar da cemaatlerini g├╝├žlendirme ├žal─▒┼čmalar─▒ yap─▒yorlar. Hukuk alan─▒nda alan ├žal─▒┼čmas─▒ yapan yok. Olmay─▒nca ├╝lkenin hukukuyla alakal─▒, gelece─čiyle alakal─▒ bir ├╝retim yok. Sonu├žta barolar da ├╝retmiyor, biz de ├╝retmiyoruz. ┼×imdi anayasa yap─▒lacak, kimin elinde b├Âyle d├Ârt d├Ârtl├╝k demeyelim ama elle tutulur bir anayasa tasla─č─▒ var? Yok b├Âyle bir taslak veya varsa bile o model ka├ž ki┼či taraf─▒ndan payla┼č─▒l─▒yor, belirsiz. En az─▒ndan bug├╝ne kadar olu┼čmu┼č bir ekol olmal─▒yd─▒. ─░lle de tam anlam─▒yla kabullenilmesi gerekmeyen; ama s├Âyledi─či zaman dinlenen bir ekol olmas─▒ gerekiyordu. Hukuk├žular Derne─čiÔÇÖnde 1986ÔÇÖdan bu tarafa ├žal─▒┼čmalar yap─▒l─▒yor. Aradan 25 sene ge├žmi┼č, bu d├Ânem i├žerisinde elde edilmi┼č somut herhangi bir ┼čey yok. Kitab─▒ olan, makalesi, eseri olan hukuk├žu parmakla say─▒lacak kadar az. ├ľzellikle a├ž─▒klad─▒─č─▒ 18 maddelik kararlarla s├╝reci domine etmi┼č bir kurum MGK. Sizin az evvel bahsetti─činiz bu kurum; yani biraz da MGKÔÇÖn─▒n yetki s─▒n─▒rlar─▒ ├╝zerinde dural─▒m. Bu kurumun ald─▒─č─▒ kararlar genellikle tavsiye niteli─činde olmas─▒ gerekmiyor mu? Fakat MGKÔÇÖn─▒n ge├žmi┼čine bakt─▒─č─▒m─▒z zaman farkl─▒ olaylarda yetki s─▒n─▒rlar─▒n─▒n a┼č─▒ld─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝yoruz. AnayasaÔÇÖda yasama, yarg─▒ ve y├╝r├╝tme kurumlar─▒ vard─▒r. Bunlar birbirlerinin aya─č─▒na basmazlar; bu ilkesel d├╝zeyde b├Âyledir. Fakat kendini g├╝├žl├╝ g├Âren ├Âtekinin aya─č─▒na basmaya ├žal─▒┼č─▒r. Bu durum ancak ├Âteki taraf─▒n g├╝├žlenmesiyle engellenir. Bu tarz kurumlar kendilerini en az─▒ndan demokratik kurumlar olarak g├Âr├╝yorlarsa, hukuksuzluklar k─▒smen demokrasi k├╝lt├╝r├╝yle engellenir. Sonu├žta bu kurumlar bir milletin iradesiyle olu┼čmu┼č kurumlar oldu─ču i├žin o millet iradesine h├╝rmeten ┼čekil almakla ├Ânlenir. Ancak bizde darbelerle gelen bir demokratik anlay─▒┼č oldu─ču i├žin burada palazlanan kurum, silah─▒ elinde bulunduran, g├╝c├╝ elinde bulunduran bir di─čerini kendine ba─čl─▒ veya kendi etkisinde g├Ârmek ister. MGK 56 ÔÇó B─░NYILIN SONU anayasal bir kurum, ancak MGK ger├žekte asker ve sivil iradenin beraberce bir koordinasyonudur. Dolay─▒s─▒yla asker ve sivil irade bir araya geldi─činde y├Ânetime, y├╝r├╝tmeye emredemez, yasamaya da emredemez. Bu ├╝├ž yasama, y├╝r├╝tme, yarg─▒ birli─čine emredemedi─či gibi y├╝r├╝tmenin i├žerisindeki kurullar da di─čer ba─čl─▒ olduklar─▒ g├╝├žlere emredemez. MGK y├╝r├╝tmeye ba─čl─▒ bir kurum, AnayasaÔÇÖdaki ifadesi de bu; ama MGK i├žerisinde asker olgusu a─č─▒r, h├╝k├╗metler zay─▒f oldu─čundan, beraberinde daha ├Ânceki y─▒llarda devlet ba┼čkanlar─▒ veya h├╝k├╗met ba┼čkanlar─▒ MGKÔÇÖyla ilgilenmemi┼č oldu─čundan bu bo┼čluktan asker yararlanm─▒┼čt─▒r. 28 ┼×ubat s├╝recinde AnayasaÔÇÖdaki ÔÇśtavsiye ederÔÇÖ ibaresi, ÔÇśbildirirÔÇÖe d├Ân├╝┼č├╝nce mevcut halk─▒n iradesi ├╝zerine y├╝klenmeye ba┼član─▒lm─▒┼č oldu. Bildirmekle tavsiye etmek farkl─▒ anlamlar i├žerir; bildirdi─činiz zaman, bunu yapacaklar demektir. Asl─▒nda tavsiye bile edememesi laz─▒m MGKÔÇÖn─▒n; sadece bir g├Âr├╝┼č ortaya koyar MGK, tavsiye de edemez. Nas─▒l tavsiye edersin ki? Tavsiye etti─čin zaman, kar┼č─▒ndaki o tavsiyeye uymak zorunda hisseder kendini. Sonu├žta o tavsiye niteli─či h├╝k├╗met bo┼člu─čundan veya askerin tahakk├╝m g├╝c├╝nden dolay─▒ bildiri niteli─čine d├Ân├╝┼čt├╝. Sonu├žta ne oldu? MGK ┼čimdi siville┼čtirildi ve ┼ču an fonksiyonu da yok; yani fonksiyonsuz h├óle geldi. Devlet G├╝venlik Mahkemeleri benzer bir yap─▒ya b├╝r├╝nd├╝ bu s├╝re├žte. DGMÔÇÖler bu s├╝re├žte nas─▒l bir fonksiyon ├╝stlendiler; kendilerine ne rol bi├žildi ya da onlar kendilerine ne rol bi├žtiler, nas─▒l hareket ettiler? DGMÔÇÖler ad─▒ ├╝zerinde devletin g├╝venli─čini sa─člayan mahkemeler. Bir kere Devlet G├╝venlik Mahkemeleri tabii h├ókim ilkesine ayk─▒r─▒. ├çift ba┼čl─▒ yarg─▒ sistemi oldu─ču i├žin yarg─▒ sistemine de ayk─▒r─▒. San─▒yorum Devlet G├╝venlik Mahkemeleri 1971ÔÇÖde devreye girdi ve o d├Ânem devleti koruma refleksi, i├žg├╝d├╝s├╝yle olu┼čturulan ola─čan├╝st├╝ mahkemelerdi. H├ólbuki ter├Âr dedi─činiz ┼čeye kar┼č─▒ devleti koruma fonksiyonunun olu┼čturulmas─▒ ayr─▒ bir ihtisas gerektiren bir durum de─čil. Ceza KanunuÔÇÖnda normal fiillerin sadece ter├Âr saikiyle i┼členmesi h├ólinde cezay─▒ artt─▒r─▒c─▒ h├╝k├╝mleri vard─▒r, bu yeterlidir. Ancak DGMÔÇÖlerin ad─▒n─▒n korkutuculu─čundan yararlan─▒lmak istendi burada ve devlete kar┼č─▒ su├žlar─▒ ayr─▒ca yarg─▒layabilen mahkemeler olu┼čturuldu. Dindar camia da o d├Ânemin failleri olarak g├Âr├╝ld├╝─č├╝nden, bir anlamda ter├Ârist olarak m─▒ yaftaland─▒? MUHARREM BALCI ÔÇó 57 DGMÔÇÖlerde sadece dindar camia de─čil, farkl─▒ kesimler de yarg─▒land─▒. Sistem kar┼č─▒t─▒ d├╝┼č├╝ncedeki ki┼čiler ter├Âr kapsam─▒na ancak DGMÔÇÖlerin zorlamalar─▒yla girerlerdi. Bir de bu mahkemeler i├žerisinde h├ókim s─▒n─▒f─▒ndan olmayan askerler vard─▒. Bu da ├žok b├╝y├╝k yanl─▒┼čt─▒; daha sonra Avrupa Birli─čiÔÇÖnin bask─▒s─▒yla o asker ├╝yeleri ├ž─▒kard─▒lar. Fakat bu de─či┼čiklik DGMÔÇÖleri siville┼čtirmedi. Sadece ├╝yeler siville┼čti, mahkemeler de─čil. Daha sonralar─▒ mahkemenin ismini de─či┼čtirdiler, ├Âzel yetkili a─č─▒r ceza mahkemesi oldu ad─▒. Niye ├Âzel yetkili; onu da anlamak m├╝mk├╝n de─čil. ├ľzel yetkili oldu─ču zaman bir nevi ihtisas mahkemesi oluyor. Bir kere b├Âyle bir ayr─▒m bile yarg─▒lanan insan taraf─▒nda bir g├╝vensizlik olu┼čturuyor. O yanl─▒┼č h├ól├ó s├╝rd├╝r├╝l├╝yor. Ba┼č├Ârt├╝s├╝ konusuna gelirsek, o d├Ânemde ma─čdur durumdaki han─▒mlar mahkemelere ba┼čvurduklar─▒nda baz─▒ h├ókimler o ba┼č├Ârt├╝l├╝ han─▒mlar lehine karar vermek istediler. Sonu├žtaysa teker teker bulunduklar─▒ yerden uzakla┼čt─▒r─▒l─▒p s├╝r├╝ld├╝ler. Tabii, s├╝r├╝ld├╝ler. ─░dare Mahkemesi h├ókimleridir bu ki┼čiler. Baz─▒ okullar─▒, y├Ânetimleri, rekt├Ârl├╝kleri ┼čik├óyet eden k─▒z ├žocuklar─▒n─▒n davalar─▒nda ger├žekten hukuka uygun karar veren h├ókimler. Bu mahkemelerin hepsini da─č─▒tt─▒lar ve h├ókimleri ├žok farkl─▒ yerlere s├╝rd├╝ler, bu vaka do─čru. Yani bu s├╝re├žte dik durmaya ├žal─▒┼č─▒p bug├╝nlere katk─▒da bulunmu┼č ki┼čiler bu insanlar. Tabii, mesela bak─▒n, ├ľSYM k─▒lavuzunda katsay─▒yla oynad─▒klar─▒ sene ├žok az ki┼či bu duruma dava a├žt─▒. Bunlar─▒n bir tanesi benim. Kendi k─▒z─▒mla ilgili dava a├žm─▒┼čt─▒m; ama o d├Ânemde katsay─▒ zulm├╝ne kar┼č─▒ ├žok az ki┼či dava a├žm─▒┼čt─▒. Bir ba┼čka ├Ârnek; ─░stanbul ├ťniversitesi ba┼č├Ârt├╝l├╝ olarak okula girilemeyece─čine dair bir genelde yay─▒mlad─▒ ilk defa. Hemen akabinde Beyaz─▒tÔÇÖtan ├çapaÔÇÖya b├╝y├╝k bir y├╝r├╝y├╝┼č d├╝zenlendi. O y├╝r├╝y├╝┼č esnas─▒nda genelge kald─▒r─▒ld─▒. ├çok b├╝y├╝k bir tepki olu┼čmu┼čtu o zaman. ├ľ─črencilerin yan─▒na halk─▒n da kar─▒┼čt─▒─č─▒ g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝. O tepki s├╝rd├╝r├╝lseydi o genelgeyi koyanlar daha zor durumda kalacaklard─▒. Ancak hemen genelgeyi tedbiren geriye ald─▒lar; bu da ertesi g├╝n d├╝zenlenen y├╝r├╝y├╝┼če ├Âncekinde kat─▒lan k─▒z ├Â─črencilerin ├žok b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒n─▒n kat─▒lmamas─▒na neden oldu. Bu ki┼čiler cemaatler taraf─▒ndan engellendi. O ├Â─črencilere bir ┼čeyler 58 ÔÇó B─░NYILIN SONU s├Âylenerek konjonkt├╝r├╝ de─čerlendirmek istediler. Ondan sonra da bu direni┼č ├žok az bir k─▒z ├žocu─ču ├╝zerinde ve bir de o d├Ânem Mazlum-DerÔÇÖdeki gen├ž avukatlar─▒n ├╝zerinde kald─▒. Bu sorumlulu─ču o az kesim ve o gen├ž avukatlar g├╝zel bir ┼čekilde s├╝rd├╝rd├╝ler. Takdir edilir ki b├Âyle k├╝├ž├╝k bir m├╝cadele zemininin T├╝rkiye ├žap─▒nda ba┼čar─▒ kazanmas─▒ m├╝mk├╝n de─čildi. Kald─▒ ki bunun siyasi iradeyle de mutlak suretle desteklenmesi gerekiyordu. Nitekim ┼ču anki siyasi irade katsay─▒y─▒ kald─▒rd─▒; ama bunu kald─▒rabilmek i├žin ErgenekonÔÇÖu yarg─▒l─▒yor. ─░┼čte 28 ┼×ubat s├╝recinin sonras─▒ndaki asker├« iradenin b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒ ErgenekonÔÇÖla beraber i├žeride. Dolay─▒s─▒yla b├Âyle bir giri┼čten sonra bu yap─▒labildi. 28 ┼×ubatÔÇÖta k─▒z ├žocuklar─▒n─▒n bu hareketini, gen├žlerin bu hareketini, avukatlar─▒n bu savunmalar─▒n─▒ destekleyecek bir siyasi irade yoktu, kitlesel bir irade de yoktu. Herkes ma─čdurdu ama bunlar─▒n b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒ ezilmi┼čli─čin veya gelecekle ilgili hesab─▒n etkisi alt─▒nda bir direni┼č ortaya koyamad─▒lar. Dolay─▒s─▒yla bunun hesab─▒ y─▒llar sonraki siyasi iradeye b─▒rak─▒ld─▒. Sizin de o d├Ânemde ─░mam-HatipÔÇÖte okuyan ├žocu─čunuz vard─▒; aile i├žinde nas─▒l yans─▒malar─▒ oldu bu s├╝recin? Benim ─░mam-HatipÔÇÖte okuyan iki k─▒z─▒m vard─▒. Onlar ─░mamHatipÔÇÖten mezun oldular, ├╝niversitelere gittiler; ama b├╝y├╝k k─▒z─▒m ├╝niversitede okutulmad─▒. KonyaÔÇÖda okurken ceza ald─▒, kayd─▒ silindi. K─▒br─▒sÔÇÖa g├Ânderdik, K─▒br─▒sÔÇÖta da okutmad─▒lar. O okuyamad─▒; ama di─čer k─▒z─▒m -bir ┼čekilde- gizli sakl─▒, sabah saat alt─▒ bu├žukta, yedide okula girerek Ankara ─░lahiyatÔÇÖ─▒ bitirebildi. ├çok insan, ├žok aile ma─čdur oldu; ama biz bu ma─čduriyeti ├žocuklar─▒m─▒z─▒ fikr├« ├╝retimlere, okumaya y├Ânelterek, ├ževre ili┼čkilerine y├Ânelterek de─čerlendirmeye ├žal─▒┼čt─▒k. Tabii T├╝rkiyeÔÇÖde her aile benim kadar, benim ├žocuklar─▒m kadar ┼čansl─▒ de─čildi. Baz─▒lar─▒nda ├Ânemli buhranlara neden oldu. Bir k─▒sm─▒ yurtd─▒┼č─▒nda okumak, oradan diploma almak zorunda kald─▒. Tabii yurtd─▒┼č─▒na gidenler de ├žok zahmet ├žektiler, ├žok b├╝y├╝k s─▒k─▒nt─▒lar ├žektiler; ama gidemeyenler, o k─▒zlara farkl─▒ bir alan a├žamayanlar da daha farkl─▒ b├╝y├╝k zorluklar ya┼čad─▒lar. O insanlar─▒n, o ├žocuklar─▒n, o k─▒zlar─▒n d├╝nyalar─▒ karard─▒, gelecekleri karard─▒. Bu b├Âyle bir s├╝re├žti. Ya┼čanmas─▒ gerekmiyordu belki; ama sonu├žta ya┼čad─▒k. As─▒l olan bundan sonraki s├╝reci nas─▒l de─čerlendirebilece─čimizdir. MUHARREM BALCI ÔÇó 59 Tarih d├Ânemseldir, tekerr├╝r ├Âzelli─či vard─▒r. Ya bunu tekerr├╝r ettirmemek i├žin ├Ânlem almak gerekir ya da tekerr├╝r etti─či zaman dik durmak gerekir. Dik duramayanlar daha ├žok ma─čdur oldular; ama direnenler geriye do─čru hayatlar─▒nda ├Ânemli i┼čaret ta┼člar─▒ b─▒rakt─▒lar; ben b├Âyle d├╝┼č├╝n├╝yorum. Dolay─▒s─▒yla gelecekte konu┼čulacak olan o i┼čaret ta┼člar─▒d─▒r. Ben o i┼čaret ta┼člar─▒n─▒ ÔÇśya┼čayan s├╝nnetÔÇÖ olarak de─čerlendiriyorum. Asr-─▒ SaadetÔÇÖten bu tarafa verilen m├╝cadelede her zaman AllahÔÇÖa yak─▒n salih amel sahibi, dik duru┼člu insanlar vard─▒r ve bundan sonra da olacakt─▒r. As─▒l olan o zeminlerin insan─▒ olmakt─▒r, o zeminlerin sahibi olmakt─▒r. ├ľteki t├╝rl├╝s├╝n├╝ herkes yapar; o bir s─▒radanl─▒kt─▒r, ama insanlar─▒n kendi onurlar─▒n─▒ koruma noktas─▒nda bu s─▒radanl─▒─č─▒n d─▒┼č─▒na ├ž─▒kmalar─▒ laz─▒m. T├╝rkiyeÔÇÖdeki entelekt├╝el birikim bu s─▒radanl─▒─č─▒n d─▒┼č─▒na ├ž─▒kmakta zay─▒f kald─▒; ├Âzellikle de 28 ┼×ubat s├╝recinde. H├ólbuki 80 ─░htilaliÔÇÖnde ├Âyle de─čildi. 80 ─░htilaliÔÇÖnden sonra T├╝rkiyeÔÇÖde ├žok b├╝y├╝k bir okuma gayreti ba┼člad─▒. Ben o zaman yay─▒nc─▒yd─▒m; sadece Diyarbak─▒rÔÇÖa bin tane kitap g├Ânderirdim her ├ž─▒kan kitab─▒mdan. BatmanÔÇÖa 400 tane g├Ânderirdim ve kitaplar─▒m─▒z─▒ 5 bin basard─▒k. ┼×imdi o tip kitaplar be┼č y├╝z kadar ancak bas─▒labiliyor. Postmodern darbe s├╝recinde insanlar kademeli olarak bir irtica paranoyas─▒yla, hukuki yapt─▒r─▒mlarla kar┼č─▒ kar┼č─▒ya b─▒rak─▒ld─▒lar.